Gönderen: 7.Samuray | 10 Mayıs 2012

KLİŞE – V

 Mevzumuz Fransız yapımı üç  “çok iyi”  film… 
 ***
*** 
1.Filmim
***
***
  • 2005‘te çekilmiş.
  • Filmin yönetmeni Luc Besson.[Yönetmen ve senarist]
  • Luc Besson‘u tanımayanlar  için bazı filmlerinin adını vermem yeterli olacaktır:  Leon, 5.Element, NikitaTaksi 
  • Bu yönetmen söz konusu olunca herkesin  favori filmi “Leon”  veya “Nikita” olacak ama ben “AngelA”yı gönlümde ayrı bir yere koyarım.
  • Bana deseler ki “En sevdiğin film hangisi?”  cevap veremem, çünkü izlediğim bir çok güzel film var. Ve herhangi birini diğerinden ayırt edemiyorum.İşte Angel-A benim ayırt edemediklerimden ve en sevdiklerimden.
  • Çekileli 7 yıl olmasına rağmen yönetmen, filmi renkli çekmek yerine siyah-beyaz ton kullanmış. Böyle yaparak bana kalırsa filmi ve Paris şehrini görsel anlamda daha da güzelleştirmiş. Filmi sevmeyebilirsiniz ama sırf müzik eşliğide siyah-beyaz Paris’in tadını çıkarmak için izlenir; çünkü Paris , sadece fon değil aynı zamanda hikâyenin üçüncü ayağıdır. [Andre,Angela,Paris]
  • Başrollerde Jamel Debbouze [Andre] ve hem çok güzel olup hem de muhteşem uzun bacaklarıyla Rie Rasmussen  [Angela]var.
  • Jamel Debbouze‘nin sağ kolu normal hayatta da yok. Rie Rasmussen ise bildiğim kadarıyla yönetmen.
  • Bu noktada bir şeyler söylemem lazım:  Yönetmen olup oyunculuktan nasibini almasa da sinema perdesinde/ekranlarda boy gösteren sürüyle adam var. Rie Rasmussen ise bu role[Angela‘ya] öyle bir hayat veriyor ki onu izlerken büyülenmemek elde değil. Zaten Angela‘yı bu kadar sevme nedenlerimden biri de bu 2 metre boyundaki hatundur.
  • Jamel Debbouze ‘nin hayat verdiği karakterin adı “André”.
  • Hikâye, André‘nin hikâyesi olarak başlasa da zamanla Angela‘ya doğru yelken açacak onu da tanıyacak ve bu garip ikilinin birlikteliğine hayran kalacağız.
  •  Filmin daha başındayken André karakterinin kaybedenler kulübüne üye olduğunu anlarızAndré, hem çirkin hem de Paris’in yeraltı dünyasına hatta bütün şehre borçludur. Sokaklarda  kendisinin peşine takılan mafyadan kaçmaya çalışır, üstelik gidecek hiçbir yeri yoktur. Belli bir süre sonra açlıktan ve çaresizlikten isyan eder, köprüye çıkıp intihar edecektir.Adeta bir fare gibi köşeye sıkışmıştır tek kurtuluş yolu olarak intihar vardır.  Tam intihar edecekken kaderin kendisine son bir sürprizi vardır. Bu sürprizin adı Angela adlı bir fahişeden başkası değildir !
  • Güzel ve Çirkin‘in hikâyesini sakın kaçırmayın…
  • ***
2.Filmim

“Ölümcül Çözüm/Le Couperet”

***

  • 2005 yılında arz-ı endam etmiş,kıymeti bilinmemiş bir film bu.
  • Yönetmen,ilk defa bir filmini izleme şerefine nail olduğum Costa Gavras
  • Buraya eklediğim filmlerin bana göre iki kriteri olmalıydı. Bunlardan birincisi “iyi bir hikâye”  diğeri ise o “hikâyenin inandırıcılığı/inandırıcı bir şekilde bitişi,yorumlanışı…”  Costa Gavras‘la tanışmamı sağlayan bu film bence her ikisine de hâiz.
  • Costa Gavras‘ın daha önce adını çok duydum[Nasıl bir akılsızlık etmişsem takip etmemişim kendisini]. Bu eserine kadar filmlerini bir türlü izleme şansı bulamadım. Geçen gün tesadüfen arşivden seçip izledim. Kendime de bu filmi önplana çıkarmayan sinemacılara da kızdım.Yakın zamanda çekilmesine rağmen bu kadar popüler filmin içerisinde kendisine yer bulamamasını anlarım da sürekli “kaliteli filmler az çekiliyor” diyen eleştirmenlerin ara sıra sinemaseverlere bu tür filmleri hatırlatması gerekir.
  • Başrolde José Garcia var.Sadece onun adını yazmak diğer oyunculara haksızlık olmaz. Başından sonuna kadar kamera bu adamın etrafında döner. Jose Garcia da kendisinin bu kadar önplana çıkarılmasına oyunculuğuyla katkıda bulunuyor.
  • Filmi izlerken veya izledikten sonra ” bu film bana ne anlattı ?” sorusunun cevabını şıp diye “kapitalizm eleştirisi olarak tescil edebiliriz. İşin bu boyutunu pas geçiyorum.[Zaten bir film illa bana bir şeyler anlatmak zorunda değil. Ölçütüm hiçbir zaman bu tür bir şey olmadı] 
  • Konuya biraz değinmek istiyorum. Yıllarını, dürüst, üretken ve takdir edilmiş bir şekilde kağıt fabrikası için feda etmiş Bruno Davert[Jose Garcia]  bir çok emekçi gibi kapı önüne konur. Yıllarca iş bulmak için birçok yere başvuru yapar. Hiçbirinden sonuç alamaz… En sonunda iş başvurularında kendisine rakip olabilecek kişileri öldürürse iş bulabileceğine inanır…Bundan sonrasını anlatmayayım.
  • Bulup izleyin…Sonra bana teşekkür edeceksiniz.
  • ***
3.Filmim
***
***
  • 2006 yılında çekilmiş bu güzel filmin yönetmeni Guillaume Canet
  • Film Harlan Coben‘in aynı isimli romanından uyarlanmış. Romanı okumadım…Ama izledikten sonra Holivud’un bu hikâyeyi nasıl kaçırdığına aklım ermedi. Normalde bu tarz  polisiye-cinayet-suç romanlarının telif haklarını Holivud havada kapar.[Filmi izledikten sonra yazarın kitaplarını okuma hissi doğuyor.En kısa sürede bu hissimi doyuma kavuşturmak istiyorum,bakalım…]

Dr. David Beck, geçen sekiz yılın her gününde, başına gelen dehşeti tekrar tekrar yaşamıştı. Parıldayan göl, solgun ay ışığı, karanlığı delip geçen çığlıklar. Eşi Elizabeth’in kaçırılması ve ölü olarak bulunması… 

Herkes geçmişi tamamen unutarak hayatını sürdürmesi gerektiğini söylese de  sekiz yıl sonra bilgisayarına gelen bir mesaj, sadece kendisinin ve eşinin bildiği şeylerden bahsetmekteydi. Eşi Elizabeth, bir yerlerde, bir şekilde yaşıyor muydu?

Niçin KİMSEYE SÖYLEMEmesi için uyarılmıştı ? 

  • Filmin içerisinde barındırdığı sırrı sonuna kadar sakladığını ve temponun gittikçe arttığını rahatlıkla söyleyebilirim. Aynı şekilde gerilim denen duygu tempoya ayak uyduruyor. Belki “zaman” kavramı konusunda sıkıntı yaşanabilir.  Sekiz yıl geçmesine rağmen eşi öldürülen doktor bize zamanın akıp geçtiğine dair inandırıcı bir şey sunmuyor. Bu bence yönetmenin olayı aktarışından kaynaklanıyor. Benim için filmin en zayıf noktası bu. Geriye kalan her şey su gibi akıp gidiyor.
  • Kıyak film… kötü “suç” filmlerinden sıkılanlar dört elle sarılıp gönül rahatlığıyla izleyebilir.
  • ***
Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

Kategoriler

%d blogcu bunu beğendi: