Gönderen: 7.Samuray | 11 Kasım 2012

“Bana Güzel Bir Şey Söyle”

Hiçbir dayak, kalbimi kangrene çevirmiş sevgilimi beklerken yaşadığım kadar yıpratmadı beni. Tamirci çıraklığı yaparken yediğim bir dayak vardı mesela. Sonra okulda hocalardan yediğim dayak, düşman mahallenin çocuklarının beni linç edişi… Yani bedenime zarar veren bi çok şey yaşadım. Şöyle dönüp bakınca komik birer hikaye gibi duruyor hepsi. Çok sağlam dayaklar yedim be usta. Ama hiçbir dayaktan sonra saçlarım ağarmadı.

Oysa beni aşka inandıran kadını beklerken hayatımın yıldız gibi gökten kayışını gördüm. İçimdeki ormanların kül olduğunu hissettim. Gizli bir el’in yaralarıma tuz döktüğünü her gün hissettim.

Hiçbir dayak, kalbimi kangrene çevirmiş birini beklerken yaşadığım kadar yıpratmadı beni. Çok uzaktaydı. Dönecek ve mutlu olacaktık. Geleceği güne kadar ikimize kalbimde bir dünya kurdum. Çok uzun süre bekledim, inanıyordum ona; çünkü ne zaman konuşsak kıskançlık krizine giriyordu. O da beni seviyordu demek ki. Gelecekti ve birbirimiz için kurduğumuz dünyaları birleştirecektik. Bir gün başka bir erkeğin koluna girip geleceğini hayal bile edemezdim. “Günler geçtikçe acın azalacak” dediler, öyle bir şey olmadı tabi, azalmadı hem de hiç!

Çünkü beni kandıran sadece sevdiğim kişi değildi. Arkadaşlarım da öyleydi. En güvendiklerim hem de!
Arkadaşlar… Evet evet arkadaşlar…
Ne de çoktular!

Haftada üç dört defa kahvede buluşurduk, neredeyse beş ay boyunca ‘arkadaş’a sordum: “O, ne zaman gelecek ? “

Her defasında “Tamam dostum, öğrenip söylerim” denirdi bana. Yalandı tabi, bana hiçbir zaman bir şey söylenmedi. Oysa dünyada en çok değer verdiğim insanların umrunda olmadığımı öğreniyordum. Kalbimin üzerinde karıncalar yuva yapıyor, birinin gelip güzel bir şey söylemesini ‘umut’tan bahsetmesini bekliyordum.  Bırakın dostlarımı, sevgilimi,  sanki bütün dünya ağızbirliği etmişçesine etrafımı kör bir sessizlik kapladı.  O andan itibaren her gün 6.kattaki işyerimde, odadaki pencereden aşağılara bir adam atlıyor. Öldüğümü ve bütün kemiklerimin unufak olduğunu, kafatasımın çatladığını hissediyorum. Sonra o yerde yatan ceset var ya, kalbindeki kangreni yeniden hatırlıyor. Bir ceset nasıl hatırlayabilir ki… Hatırlıyorum işte.Hem nasıl hatırlamam!
İnce bir sızı, ipince kalbimi deliyor.

Pencereden aşağıya, yerde yatan cesedime, bakıyorum. Gözlerim ölü gözleri olsa da yaşıyorum hâlâ. Pencereden görüyorum bunu. Yerde öylece yatarken neler hissettiğimi biliyorum. Kalbimin içinde yuvalanmış karıncalar yemeye başlıyor etimi… Tanrı duymamazlıktan gelse de sesleniyorum:

“Bana bahşettiğin aklım, hislerim ve bedenim acıdan deliriyorsa, ölsem bile bu acı nasıl yok olacak ya Râb ?”

Kimseyi beklemeyin, hayatınızda değer verdiğiniz herkes gider ve kolay kolay dönmez. Sizi asla terk etmeyeceğini söyleyen sevgilinizi beklerken o başkasına meyleder. Arkadaşlarınız bile sizden gerçeği saklar. En yakınlarınız zaten başka kimdir ki, sevgiliniz ve arkadaşlarınız!

Hayatınızın yıldız gibi gökyüzünden kayışını ve aslında sizin değer verdikleriniz için o kadar da değerli olmadığınızı anlarsınız bu bekleyişin sonunda. Koca bir hayatı yarılamışken kat ettiğiniz yolu yalan üzerine kurmuşsunuzdur. Hiçkimseye kızmayın, buna hakkınız yok. Beklemeyecektiniz, değer vermeyecektiniz, sevmeyecektiniz, kimsenin sevgilisi veya en iyi arkadaşı olmayacaktınız; çünkü insanlar her şeyi unutur… Sizin onları çok sevdiğinizi bile! Bunu bildiğiniz hâlde sevdiniz, sevgilinizi ve arkadaşlarınızı. Bu yüzden hiçkimseye kızmayın!

Bekleyişin sonu hüsran olunca yeni bir başlangıç yapmayın. Sadece hayatınızdaki “değerli” insanların sizi sevmediğini daha iyi anlamanız için biraz daha gözlemleyin. Sonra da çekip gidin hayatlarından. Göreceksiniz, onlar sizsiz de yürür; ama siz içinizde sakat bırakılmış bir kalple kör bir dünyada yürümek zorunda kalırsınız. Ve Allah’tan her gün ‘ölüm’ dilersiniz.
Ya sonra, sonra başarabilir miyiz sakat bir kalple kör bir dünyada yaşamayı ?
Belki…Belki…

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

Kategoriler

%d blogcu bunu beğendi: